Traducción generada automáticamente
Sen Sevda Misin
Buray
Bist du die Liebe?
Sen Sevda Misin
Es gibt keine Hoffnung, kein Licht in deinen AugenThere is no hope, there is no light in your eyes
Umut yok, bir ışık yok gözlerindeUmut yok, bir ışık yok gözlerinde
Ich warte immer noch, lass es geschehenI'm still waiting, let it be
Ben hala bekleyenim olsunBen hala bekleyenim olsun
Kein Feuer, keine Wärme in deinen HändenNo fire, no heat in your hands
Ateş yok, sıcaklık yok ellerindeAteş yok, sıcaklık yok ellerinde
Ich brenne, dank deiner LiebeI burn, thanks to your love
Ben yanarım, aşkın sağ olsunBen yanarım, aşkın sağ olsun
Sobald du an meine Tür klopfst, komm reinAs soon as you knock on my door, come in
Sen kapımı çal ansızın, gir içeriSen kapımı çal ansızın, gir içeri
Dein Platz ist immer über mirYour place is always on my head
Her zaman başımın üstünde senin yerinHer zaman başımın üstünde senin yerin
Meine Zunge ist gebunden, wenn die Worte aus meinem Kopf fliegenMy tongue is held, if the words fly out of my mind
Dilim tutulur sözcükler uçarsa aklımdanDilim tutulur sözcükler uçarsa aklımdan
Mein schöner Gast, du bist immer willkommenMy beautiful guest, you are always welcome
Benim güzel misafirim, sen hep hoşgeldinBenim güzel misafirim, sen hep hoşgeldin
Bist du die Liebe oder nur ein Schwindel?Are you in love or lie full
Sen sevda mısın yoksa yalan dolanSen sevda mısın yoksa yalan dolan
Fransenprobleme und UnruhestifterTufted trouble and troublemaker
Püsküllü belam olup derde salanPüsküllü belam olup derde salan
Es gibt eine Vergänglichkeit, als ob im WesenThere is an impermanence, as if in essence
Var bir yaşanmamışlık sanki özündeVar bir yaşanmamışlık sanki özünde
Die in mir geblieben istThat remained in me
Benim içimde uhde kalanBenim içimde uhde kalan
Bist du die Liebe oder nur ein Schwindel?Are you in love or lie full
Sen sevda mısın yoksa yalan dolanSen sevda mısın yoksa yalan dolan
Fransenprobleme und UnruhestifterTufted trouble and troublemaker
Püsküllü belam olup derde salanPüsküllü belam olup derde salan
Es gibt eine Vergänglichkeit, als ob im WesenThere is an impermanence, as if in essence
Var bir yaşanmamışlık sanki özündeVar bir yaşanmamışlık sanki özünde
Die in mir geblieben istThat remained in me
Benim içimde uhde kalanBenim içimde uhde kalan
Bist du die Liebe oder nur ein Schwindel?Are you in love or lie full
Sen sevda mısın yoksa yalan dolanSen sevda mısın yoksa yalan dolan
Fransenprobleme und UnruhestifterTufted trouble and troublemaker
Püsküllü belam olup derde salanPüsküllü belam olup derde salan
Es gibt eine Vergänglichkeit, als ob im WesenThere is an impermanence, as if in essence
Var bir yaşanmamışlık sanki özündeVar bir yaşanmamışlık sanki özünde
Die in mir geblieben istThat remained in me
Benim içimde uhde kalanBenim içimde uhde kalan
Komm rein, sobald du an meine Tür klopfstCome in as soon as you knock on my door
Sen kapımı çal ansızın gir içeriSen kapımı çal ansızın gir içeri
Dein Platz ist immer über mirYour place is always on my head
Her zaman başımın üstünde senin yerinHer zaman başımın üstünde senin yerin
Meine Zunge ist gebunden, wenn die Worte aus meinem Kopf fliegenMy tongue is held, if the words fly out of my mind
Dilim tutulur sözcükler uçarsa aklımdanDilim tutulur sözcükler uçarsa aklımdan
Mein schöner Gast, du bist immer willkommenMy beautiful guest, you are always welcome
Benim güzel misafirim sen hep hoşgeldinBenim güzel misafirim sen hep hoşgeldin
Bist du die Liebe oder nur ein Schwindel?Are you in love or lie full
Sen sevda mısın yoksa yalan dolanSen sevda mısın yoksa yalan dolan
Fransenprobleme und UnruhestifterTufted trouble and troublemaker
Püsküllü belam olup derde salanPüsküllü belam olup derde salan
Es gibt eine Vergänglichkeit, als ob im WesenThere is an impermanence, as if in essence
Var bir yaşanmamışlık sanki özündeVar bir yaşanmamışlık sanki özünde
Die in mir geblieben istThat remained in me
Benim içimde uhde kalanBenim içimde uhde kalan
Bist du die Liebe oder nur ein Schwindel?Are you in love or lie full
Sen sevda mısın yoksa yalan dolanSen sevda mısın yoksa yalan dolan
Fransenprobleme und UnruhestifterTufted trouble and troublemaker
Püsküllü belam olup derde salanPüsküllü belam olup derde salan
Es gibt eine Unvollkommenheit, als ob im WesenThere is an imperfection as if in essence
Var bir yaşanmamışlık sanki özündeVar bir yaşanmamışlık sanki özünde
Die in mir geblieben istThat remained in me
Benim içimde uhde kalanBenim içimde uhde kalan
Die Lieben, die ich angesammelt habe, ignorierendDisregarding the loves I have accumulated
Biriktirdiğim aşkları hiçe sayanBiriktirdiğim aşkları hiçe sayan



Comentarios
Envía preguntas, explicaciones y curiosidades sobre la letra
Forma parte de esta comunidad
Haz preguntas sobre idiomas, interactúa con más fans de Buray y explora más allá de las letras.
Conoce a Letras AcademyRevisa nuestra guía de uso para hacer comentarios.
¿Enviar a la central de preguntas?
Tus preguntas podrán ser contestadas por profesores y alumnos de la plataforma.
Comprende mejor con esta clase: